Lost hakkında teoriler

Nisan 27, 2008 Yazan: admin · Yorum Yap
Kategori: Konudışı 
Yayınlanmaya başladığı andan itibaren gösterildiği bütün ülkelerde büyük bir merak ve ilgi uyandıran dizisi hakkında sayısız teoriler geliştirildi.

senarist ve yapımcıları bu kadar çok spekülasyona yol açacaklarını herhalde düşünmemişlerdi. USA Today gazetesi ise, dizisi hakkında izleyicilerin geliştirdiği bazı teorilere sütunlarında yer verdi.

dizisi hakkında meraklı izleyicilerin geliştirdiği bazı teoriler şöyle:

1.Teori:

ın gerçek kimliği: Cennet Bahçesi – uygarlığın beşiği. Bu inanç ve bilim arasında denge sağladığına inanıyoruz. O yüzden söz konusu ada, inancın bilimsel yöntemlerle korunduğu ve bilimsel kisvelere büründüğü bir mekan.

Dizide bahsedilen numaraların Valenzetti Denklemi olduğu açıklanmıştı. Bu denklem ise dünyanın sonunu işaret eder. ‘Lanet’ olarak bahsedilse de bu denklem aslında kaderi göstermekte. ve ilk günahı işlediklerinde dünyaya bir lanet getirmişlerdi. Bu lanet bütün insanlığı ölüme mahkum etmişti ve bizler ‘ölümlü’ olmuştuk.

Dharma, bilimsel yöntemler kullanarak bu laneti, yani ile ’nın günahının etkilerini geri döndürmeye çalışıyor. ‘Ötekiler’ ve kahramanlarımız ise inancın gücünü ortaya çıkarmaya çalışmaktalar. ‘Ötekiler’, kazazede kahramanlarımızı ‘doğru şeyleri yaparak’ geçmişteki günahlarını telafi etmeye uğraşıyorlar. Adadaki ise, insan yapımı bir yargılama mekanizması. Adeta insan yapımı bir sahte tanrı. ve ’nın işlediği ilk günahın kefaretinin ödenip ödenmediğine de bu oluyor.

, Cleveland -

2.Teori:

akan zaman, normal dünyada akan zamandan daha hızlı. Bu nedenle Alpert olması gerekenden daha genç görünüyor. Ve gene aynı nedenden ötürü Michael, Tom’la tekrar karşılaşmadan önce işlerini bitirmek için fazladan beş güne sahip oluyor. Sistemi reset eden eden anahtar ise, dışarıdaki dünyanın ada zamanına yetişebilmesi için zamanı durduruyor. Gene bu zaman kayması nedeniyledir ki ’in kalma süresi hesaplanırken 16 günlük bir fark ortaya çıktı ve Sun’un hamile kalma tarihinin hesaplanması da bu yüzden yanlış oldu.

Şimdi dış dünyada da zaman akmaya başladığı için, özgür iradenin en iyi şekilde yaşayabileceği tek yer ada oldu. Bu sayede yaşayanlar şimdiki hayatlarını ve geleceklerini değiştirebilme yeteneğine sahip oldukları gibi geçmişlerini de değiştirme yeteneği kazandılar. Böylece evrenin ‘kendi kendini düzeltme’ kuralından kaçabiliyorlar.

Widmore ve gönderdiği öteki kişiler (Abaddon, …) bu eşsiz özelliği iptal ederek adayı tekrar zaman ve mekana tutsak kılmak istiyorlar. Ben, ın yerlileri ve onların dış dünyadaki dostları ise Adayı olduğu şekliyle korumak ve sadece iyi insanların yaşayabileceği bir mekan olarak tutumak istiyorlar. Kader ve özgür irade arasındaki metafizik çelişki burada ortaya çıkıyor ve Adayı hem bir savaş alanı hem de bu sürecin kurbanı olarak önplana çıkarıyor.

— Paolo Trubiano, - İtalya

3.Teori:

En basit şekilde ifade edecek olursak, dizisi bir ‘ruhsal kurtuluş’ hikayesidir. ın kendi doğası, Dharma girişimi, elektro-mıknatıslar veya olayların akşının asıl belirleyicisi değiller. adı ilk başta 815 numaralı uçuşun talihsiz kaderine işaret ediyor gibi görünse de, uçak kazasından kurtulanların ilk ‘kayboluşları’ bu adaya düşmelerinden daha önce gerçekleşmişti. Kazazedelerin hepsinin de daha önceki hayatlarında trajik, yarım kalmış ve yanlış gitmiş işler vardı.

Ama adaya düştükleri andan itibaren bütün kazazedeler daha önceki hayatlarından (ve o hayatlarında işledikleri hatalardan) kurtulmuş oldular. ın başka bir takım fonksiyonları varsa da, ruhsal arınma ve hataların telafisi için yaratılmış bir yer olduğu iyice belli oldu.

Adadaki çeşitli bilim-kurgu faktörler, ada dışındaki dünyanın varlığını objektif bir şekilde kanıtlıyor olsa da, iş bizim hikayemize geldiğinde neyin gerçekten değerli olduğuna vermek dizideki karakterlere kalacak.

, -

4.Teori:

Bu dizi, çok uzun süredir tartışılan paranormal bir teoriyi işliyor. Bu teoriye göre, tıpkı Şeytan Üçgeninindeki gibi, gezegenin çeşitli yerlerinde 12 yer vardır ki adeta uzaydaki solucan delikleri gibi birbirlerine bağlıdırlar.

O yüzden Nijerya’dan kalkan bir uçak Madagaskar yakınlarındaki bir Vortex’ten geçerek Pasifik’teki bir adaya varabilmekte ve gene aynı şekilde bir kutup ayısı da bu tarz bir mekan değişikliği yaşayabilmektedir.

Bu sayede bir solucan deliğinden geçerek ‘ötekilere’ katılabilmekte veya Florida’dan bindiği Galaga denizaltısıyla üçgenine doğru yol alırken birden Paisifk’teki adaya gelebilmektedir.

— Greg Dean Schmitz, Fond du Lac, Wisconsin -

Paylaş:
  • StumbleUpon
  • Digg
  • Facebook
  • Technorati
  • TwitThis
  • del.icio.us
  • Live
  • Google
  • Symbaloo
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!

İlgili Yazılar

Düşüncelerini Yaz

Bu yazı hakkındaki düşüncelerini yaz...