1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 votes, average: 5 out of 5)
Loading ... Loading ...

TÜRK TAYYARE DEN UÇAK A: BİR MONTAJ ÖYKÜSÜ

04 May 2008 · Kategori: Havacılık 

CUMHURİYET’TEN ÖNCE
Geçmişi günümüzden 1000 yıl öncesine uzanan Türk Havacılığı dünyadaki gelişmelere paralel olarak son 70-80 yılda yaptığı atılımlarla bugünkü durumuna erişmiştir. İmam İsmail Cevheri’nin 1002 yılında Nişabur’da (Türkmenistan) kollarına yerleştirdiği tahta plakalarla minareden atlayışı yazılı kaynaklara geçen ilk havacılık olayıdır. Memluk Türkleri’nin 1248’de haçlı seferlerine karşı koymak için, Osmanlı Devleti’nin ise 1453’te İstanbul’un fethi sırasında gemileri batırmak için esaslı silahlar kullandıkları günümüze ulaşan bilgiler arsındadır.
IV. döneminde; 1630 yılında Hezarfen Ahmed Çelebi ’nden Üsküdar- Doğancılar’a kadar olan 6000 m.lik mesafeyi kendi yapımı kanatlarıyla kat ederek dünya tarihinde uçan ilk insan olarak yerini aldı. 1633 yılında ise Lagari Hasan Çelebi esaslı aracıyla Sarayburnu’ndan havalanıp denize indi. Saltanat bu girişimleri desteklemek yerine Hezarfen ve Lagari’yi imparatorluğun merkezden bölgelerine sürgüne gönderdi. Bu denemeleri takip eden yıllarda yeni girişimler olmadı, ancak savaşlarda esaslı silahlar kullanılmaya devam edildi.
18. yüzyılda yabancı uyruklu kişilerin gösterileriyle balonculuk Osmanlı’da yer edinmeye başladı. Bu yüzyılın sonlarına doğru teşkilatında kıtaları önemli hale geldi.
19. yüzyılda kişisel denemeler hız kazandı. Oflu ve Oflu Veli Direko kuşlardan esinlenerek tasarladıkları planörlerle kısa mesafeli uçuşlar gerçekleştirdiler. ’de Bebekli Atıf Bey, tasarımını yaptığı, , kuyruk ve donanımlı uçakla başarısız bir denemede bulundu.
20. yüzyılın savaşlarla başlaması dünya havacılığına hareket kazandırdı. Son günlerini yaşayan Osmanlı İmparatorluğu da bu hareketten etkilendi. Bey, 1909 yılında belgesini Fransız Hava Klübü’nden alarak ilk bröveli pilotumuz oldu. İtalya 1911 yılında dünyanın ilk hava saldırısını gerçekleştirip, imparatorluk sınırları içerisinde yer alan Trablusgarp’ı bombaladı. Bu saldırının sonucunda kişisel deneyimlerin ötesine geçemeyen havacılığın önemi devletçe anlaşıldı ve orduda havacı birliklerin oluşumu için resmi çalışmalar başlatıldı. İmparatorluk tarafından havacılık komisyonu kuruldu.
1912 yılında Ermeni bir vatandaşın fabrikası kurma teklifi geri çevrilirken Fransa’dan Deperdesin, Almanya’dan Harlan, İngiltere’den Bristol uçakları alındı. Bu olay Osmanlı’dan günümüz Türkiye’sine kadar süregelen, dışalımın yerli üretime tercih edilmesine ilk örneği teşkil eder.
Fransız REP fabrikasında Türk pilot, marangoz ve makinistler mektebi kurmak üzere eğitildi, fakat maddi yetersizlikler ve de Balkan Savaşı’nın başlamış olması eğitimin tamamlanmasına engel oldu. 1912 yılında havacılık komisyonu okulu ve teşkilatı için devletten ödenek istedi, Avrupa’da incelemelerde bulundu. , İngiliz ve Fransız eğitmen ve teknisyenlerle anlaşıldı. Yıl sonunda 4 eğitim, 10 keşif ve bombardıman uçağı hizmete hazır durumdaydı. Siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle mektebi inşaatı durduruldu.
Türkler’in uçaklarla katıldığı ilk savaş Balkan Savaşı oldu. Fakat teknik eksiklikler (yedek parça ve yakıt) ve tecrübe eksikliği uçakların görevini keşifle sınırladı.. Savaşın bitiminde Yeşilköy Mektebi tamamlandı. 1913 yılında temel eğitimini tamamlayan pilot Ord. Prof. Dr. Ali YAR dünyanın ilk üç mühendisinden biri oldu. 1914 yılında ilk hava postası taşındı ve aynı yılda Tayyareci Üsteğmen Mithad Nuri, “Vasıta-i ” isimli ilk Türkçe teknik havacılık kitabı yazdı. Rıza Bey ve Hayri Bey isimli otomobil teknisyenleri ise Tophane Askeri Fabrikası’nda basit bir yaptılar ama bu uçurulamadı.
Osmanlı Ordusu, I.Dünya Savaşı’nda ve balonlarla Çanakkale, Kafkas, Filistin ve Irak cephelerinde yer aldı. Uçaklar saldırı, keşif ve gözetlemede, balonlar ise yalnızca keşif ve gözetlemede kullanıldı.
Kurtuluş Savaşı’nda, I.Dünya Savaşı’ndaki cephelerden gelen farklı parçaları birleştirildi. Bu dönemde parça ve malzemelerinin bulunmasında sıkıntılar söz konusuydu. Uçakların kaplama bezlerini dış etkilerden koruyacak ve profil direncini azaltmak için germeyi sağlayacak selülozik esaslı emayit/astar boyasını bulmak mümkün değildi. Bunun yerine kimyager ve malzeme uzmanları patates,paça suyu ve yumurta akını karıştırıp elde ettikleri sıvıyı gerdirme amaçlı kullandılar. Yapılan uçaklar bomba, keşif ve av görevlerinde kullanıldı.

CUMHURİYET DÖNEMİ
Cumhuriyetin ilk yıllarında havacılık; sivil havacılık ve havacılık sanayii olmak üzere iki koldan geliştirilmeye çalışıldı. 16 Şubat 1925’te ATATÜRK’ün emriyle, daha sonra Türk adını alacak olan, Türk Cemiyeti kuruldu. Türk () planörcülük, motorlu tayyarecilik, paraşütçülük ve modelcilik dallarında kamplar, eğitim tesisleri, yarışma vb. faaliyetlerle Türkiye’de sivil havacılığın gelişmesinde önemli rol oynadı. ’ nın görüşleri ve amaçları doğrultusunda 1928 yılında Makinist Mektebi açıldı. Fransa ve Almanya’ya mühendisliği öğrenimi için öğrenciler gönderildi. Eskişehir’de bir tamirhane kuruldu. Kurumun ve motorlu uçaklarının onarım ve revizyonu amacıyla 1925 yılında Ankara-Akköprü’de kurulan marangoz atölyesi daha sonra imalathanesi halini aldı. Burada 1938-1939 yılları arasında 150 inşa edildi. Kurum, uçaklarının üretim ve bakımı için çeşitli tesisler kurdu. 1935 yılında Türkkuşu hizmete girdi.
1933 yılında kurulan Havayolları Devlet İşletme İdaresi (HDİİ), Türkiye’de sivil havayolları kurmak ve bu yolda taşıma yapmak üzere görevlendirildi. İdare, kurulduğunda filosunda toplam koltuk kapasitesi 28 olan ve sadece Ankara-Eskişehir arasında çalışan 5 küçük uçağa sahipti. HDİİ daha sonra Türk Hava Yolları (THY) adını aldı.
Fabrikası, Motoru Fabrikası ve Ankara Hava Tüneli tesislerinden önce Türk Cemiyeti’nin ortaklarından olduğu, havacılık sanayiinin kuruluş çalışması olan Ş ve bir döneme damgasını vuran Nuri DEMİRAĞ’dan bahsedilmelidir.
ATATÜRK’ün “Bütün tayyarelerimizin ve motorlarının memleketimizde yapılması ve hava harp sanayiinin de bu esasa göre inkişaf ettirilmesi icap eder,” sözleriyle belirttiği dönemin havacılık politikası doğrultusunda 1925 yılında Otomobil ve Motor Türk Anonim Şirketi (Ş) kuruldu. firması ve Türk Cemiyeti’nin ortak girişimi olan bu şirketin kuruluşunda I.Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle ayrılan Almanya’nın Versay Antlaşması ile kısıtlanmış imalatları sonucu elindeki birikimlerini eski müttefikleri olan Türkler’e aktararak havacılık çalışmalarına devam etme istekleri büyük etken oldu. Yapılan antlaşma sonucu Türk ’nin ihtiyacı olan her türlü uçağı ve motoru üreterek bunların revizyonunu yapacak ve her türlü makine aksamı firması tarafından karşılanacak olan Kayseri ve Eskişehir Bakım Tesisleri kuruldu.
6 Ekim 1928’de resmen üretime geçen Kayseri’deki fabrikada Türk ve ekip birlikte çalıştı. , çift motorlu A-20 bombardıman uçaklarının yapımı için hazırlıklarını bitirdikten sonra A-20’lerin montajı üzerinde çalışırken çıkan bir sorun nedeniyle firması tüm hisselerini 3 Mayıs 1928’de ’ya devretti. sonradan Hava Müfettişliği’nin emrine verildi. 1929 yılında tesisler onarım ve revizyondan geçti. 1932 yılına kadar burada 15 adet A-20 imal edildi. Bunlar tamamen metal yapım olup Türk ’nin ilk telsizli uçaklarıydı. 1932’ den sonra ilk anlaşma Amerikan -Wright grubuyla yapıldı. Anlaşmada ’den av, yolcu ve Fledgling uçakları alınması planlandı. Bununla beraber -Wright uçaklarının montajının Kayseri’de yapılmasına karar verildi. Bu anlaşma sonrasında yapılan anlaşmalarla , II.Dünya Savaşı’na kadar içlerinde Gotha 145, İngiliz gibi uçaklarında bulunduğu 112 adet imal etti. 1939’da fabrikanın üretim, bakım ve revizyon hakkı Türk ’ne verildi. II.Dünya Savaşı’ndan sonra başlayan Amerikan yardımı sebebiyle üretimi durduğundan yeni projeler devreye konulmadı, tesisler bakım ve onarımı amacıyla 1950’de Kayseri Hava İkmal ve Bakım Merkezi oldu.
Eskişehir’deki fabrikası ise yine 1926’da açıldı. Bu dönemde, fabrikada teknisyen olarak çalışan, Kurtuluş Savaşı pilotlarından Vecihi HÜRKUŞ tarafından Vecihi-14 adıyla bir geliştirildi ama başarılı olunamadı. 1928’de , Ş’ın lağvedilmesiyle Hava Müfettişliği’ne devredildi. 1930’da, Fransa’da eğitimini tamamlayarak yurda dönen Selahaddin Reşit (ALAN) Bey’in tasarımını yaptığı MMW-1 tipi eğitim uçağının üzerinde çalışıldı. Uçağın prototipi 1932’de tamamlandı. Hızı 200 km/saat, havada kalma süresi 2,5 saat olan ve bazı parçalarının Kayseri Fabrikası’nda imal edilen uçağın uçuş testleri tamamlanamadan proje yarıda kesildi. Eskişehir fabrikası, bakım faaliyetlerine 1960’lı yıllardan sonra jet ve motorlarının bakımlarını üstlenerek devam etti.

Kayseri ve Eskişehir’deki fabrikalarının kuruluşundan bir süre sonra endüstrisine özel sektör de katıldı. İş adamı Nuri DEMİRAĞ, 1936’da İstanbul-Beşiktaş’ta dizayn ve prototip çalışmaları yapacak büyük bir atölye ile Sivas-Divriği’de seri imalat yapacak bir fabrikası ve havacılık okulu kurma girişimde bulundu. SelahaddinALAN’ın ve uzmanların yardımıyla 1937 yılında Beşiktaş-Hayrettin İskelesi’nde Etüt Atölyesi’ni ve 1941 yılında Divriği’de çok sayıda pilot ve teknisyenin yetişeceği Gök Uçuş Okulu’nu kurdu. Etüt Atölyesi; montaj atölyesi, dökümhane, motor ve imalathanesi, malzeme muayene ve teknik laboratuarları olan imalat fabrikası haline getirildi. Nuri DEMİRAĞ, Yeşilköy’de, şimdi Hava Limanı olarak kullanılan arazide, uçuş sahası yaptırdı. Yine Yeşilköy’de tamir atölyesi ve hangarlar kurdurdu, deniz uçakları için sahile kızak döşettirdi. İlk paraşüt imalatı da DEMİRAĞ’ın çalışmaları arasında yerini aldı.
, Beşiktaş’taki fabrikaya ilk olarak 65 adet , sonrasında 10 adet başlangıç eğitim uçağı sipariş etti. Planörler, 1937-1938 yıllarında tamamlanarak teslim edildi. Bu dönemde Selahaddin ALAN’ın Eskişehir’de prototipini yaptığı MMW-1 çift kişilik başlangıç uçağı geliştirilerek ALAN-2 prototipi hazırlandı ve NuD-36 rumuzuyla 24 adet imal edildi. 1938 yılında, uzmanların yardımıyla, NuD-38 rumuzlu, çift motorlu ve madeni gövdeli, 6 kişilik yolcu uçağının dizaynına başlandı. Fakat 1939’da , sipariş ettiği uçakların imal edilen prototipe uygun olmaması, uçakların akrobasi kabiliyetinin bulunmaması ve zamanında teslimat yapılmaması gerekçeleriyle sözleşmeyi feshetti. Nuri DEMİRAĞ’ın ’ya açtığı davada bilirkişinin DEMİRAĞ hakkında olumlu rapor vermesine rağmen mahkeme ’nın lehinde karar verdi ve bu karar DEMİRAĞ’ın havacılık konusundaki faaliyetlerine büyük ölçüde sekte vurdu. Nuri DEMİRAĞ çalışmalarına bir süre daha devam etti. II.Dünya Savaşı sırasında fabrikaya Westland Cysander tipi keşif/irtibat uçaklarının onarım ve yedek parça üretimi verildi. Fakat 1943’te faaliyetlerini durdurdu. DEMİRAĞ’a İspanya, Irak ve İran’dan gelen teklifler hükümet tarafından engellendi. Gök Okulu kapatıldı. Yeşilköy’deki tesisler havaalanı yapılmak üzere istimlak edildi. Elde kalan uçaklar ise devredilemeyip hurdacıya satıldı.
1940-1965 yılları arasında faaliyet gösteren diğer tesisler ise daha önce de bahsedilen ’nın tesisleridir. Bunlardan ilki 1940 yılı sonlarında ’nın eğitim ve spor tipi uçaklarının üretimi amacıyla hizmete giren Etimesgut Fabrikası’dır. Fabrikada ilk olarak İngiltere’den lisans alınarak eğitim uçaklarının imalatına başlandı. 1 Mart 1942’de ’ndeki PZL uçaklarının revizyon ve onarım faaliyetlerini yine bu üstlendi. 1944’te ilk 30 Magister uçağı tamamlanarak ’ya teslim edildi. Fabrikası’nın kuruluş aşamasında oluşturulan dizayn ofisi orijinal tasarım ve prototip çalışmaları yaptı. Bu ofiste 1945 yılında altı yüksek mühendis, dört mühendis ve iki ressamın çalıştığı bilinmektedir. -1 ulaştırma ü, -2 akrobatik eğitim uçağı, -3 akrobasi ü, -4 okul ü, -5 ambulans ve turizm uçağı, -7 ve -9 eğitim planörleri, -10 ve -11 turizm uçakları, -13 uçan araştırma ü, -14 eğitim ü, -15 eğitim uçağı bu ofisin çalışmaları sonucunda üretildi.
Motoru Fabrikası ise 1944 yılında Gazi Orman Çiftliği’nde kuruldu. Fabrikada Gipsy Major motoru imalatı, Valentine motoru onarımı yapıldı. Kapasitesinin çok altında çalışan , adıyla bağdaşmayan pek çok üretimde (musluk, piston, kuyu tulumbası vb.) bulunmuştur.
’nın araştırma üniteleri arasında yer alan Ankara Hava Tüneli (AHT) 1950 yılında kuruldu ve dönemin en büyük hava tünelleri arasında yerini aldı. 1956 yılında Genelkurmay’a devredildi ve bir süre için depo olarak kullanıldı. AHT günümüzde TÜBİTAK-SAGE bünyesinde hizmet vermektedir.
II.Dünya Savaşı sonrasında; 1948-1952 yılları arasında ABD hükümetinin, Marshall planı adı altında, Türkiye’ye uyguladığı ekonomik yardım çerçevesinde ve motor vermesi ve Motor Fabrikaları’nın üretim faaliyetlerini sekteye uğratmıştır. fabrikalarının yeterli sipariş alamamasında dönemin yöneticilerinin yerli üretime olan güvensizliği büyük rol oynamıştır. 1952’de fabrikası, 1954’te motoru fabrikası MKEK’e devredilmiştir.
Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) ’nın tesislerini devraldığı zaman havacılık alanına olduğu için Türk ’yle birlikte çalıştı. Eski dizaynlarından MKEK-1/MKEK-7 isimlerinde 7 modeli projelendirdi. MKEK-4 ve MKEK-7 eğitim uçakları, MKEK-6 temel eğitim ü üretildi. Motor fabrikası 1955’te traktör imalatına geçerek bügünkü Türk Traktör Fabrikası haline getirildi. fabrikasında ise 1959’da üretim durduruldu, 1965’e kadar bakım ve tamir işlerine devam edilen fabrikada 1963’den sonra traktör üretimine başlandı. 1968 yılında MKEK Tekstil Makineleri Fabrikası’na dönüştürüldü. Bu da daha sonra kapatıldı.
1954 yılında Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde kurulan Sivil Havacılık Dairesi Başkanlığı, 1987 yılında Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü adı altında yeniden teşkilatlandırıldı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tüm sivil havacılık sisteminin denetiminden sorumludur. SHGM, havacılık personelinin lisanslarının düzenlenmesi, tüm havacılık faaliyetlerinin ruhsatlandırılması, Türkiye’nin hava sahasındaki tüm uçuş hizmetlerinin Türk Silahlı Kuvvetleri, Dışişleri Bakanlığı ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ile işbirliği içinde koordinasyonunun sağlamasıyla görevlidir.

Alıntı

Paylaş: These icons link to social bookmarking sites where readers can share and discover new web pages.
  • Digg
  • StumbleUpon
  • Facebook
  • del.icio.us
  • Reddit
  • Live
  • Google

İlgili Yazılar

Yorumlar

Yorum yapın.





Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /home/gedop/public_html/blog/wp-content/plugins/wassup/wassup.php on line 2093